Romancı Kemal Tahir, 1910'da doğmuş, yazarlığa Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında, Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı sırasında başlamıştı. Kemal Tahir, polisiye romanlar, siyasî romanlar, gazetelerde tefrikâ edilmesi amacı ile romanlar yazmış, Nâzım Hikmet Ran'ın çevresinde yazarlığını sürdürürken, 1938'de, Atatürk'ün vefâtının ardından büyük bir siyasî dava'da yargılanmış, on yıl kadar cezaevinde kalmıştı. Kemal Tahir, cezaevi yıllarında romanlar yazdı, "Kelleci Memet"i, "Yediçınar Yaylası"nı, "Köyün Kamburu"nu yazdı.
Kemal Tahir'in yazdığı romanlar arasında, "Devlet Ana", "Esir Şehrin Mahpusu", "Esir Şehrin İnsanları", "Bozkırdaki Çekirdek", "Kurt Kanunu" vardır.
Kemal Tahir'in romanlarının çoğu sinema'ya uyarlanmış, "Yorgun Savaşçı"yı, "Karılar Koğuşu"nu Halit Refiğ yönetmiş, Kemal Tahir'in edebî gücü, sinema'da anlam kazanmıştı.
Nâzım Hikmet Ran, Kemal Tahir'i desteklemiş, Kemal Tahir'e yazdığı mektupları, Bilgi Yayınevi'nde Kemal Tahir yayınlamıştı.
Kemal Tahir, Batı romanının özelliklerini genç yaşta öğrenmiş, Balzac, Stendhal, Hugo, Tolstoy gibi yazarların yazdıklarını tartışmış, Türkçe'de büyük bir roman deneyimi yaşanmasına liderlik yapmıştı.
Kemal Tahir'in etkilediği yazarlar arasında, Orhan Kemal, Yaşar Kemal Göğceli, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Attilâ İlhan, Vedat Türkali, Oğuz Atay, Orhan Pamuk gibi iyi yazarlar vardır.
Kemal Tahir'in notları, denemeleri, yazarlığı ile ilgili tartışmaları, Bağlam Yayınları'nda yayınlanmıştı.
Kemal Tahir, Türkçe'nin tüm güçlerini, özelliklerini romanlarında uygulamış bir yazardı.
Kemal Tahir'in tarihçiliğimize de katkıları vardır, romanlarının çoğunda tarih romanı tekniklerini ya da hassasiyetlerini uygulamıştı Kemal Tahir. Kemal Tahir, Selçuklu Devletleri Tarihi, Osmanlı Devleti Tarihi, Bizans Devleti Tarihi, İslâm Tasavvufu Tarihi gibi tarih alanlarında notlar almış, yazmış, romanlarında bu tarih alanlarının sorunlarını, konularını tartışmıştı.
Kemal Tahir, köy gerçeklerini romanlaştırmış, "Köy Romanı Akımı"na esin kaynağı olmuştur. Kemal Tahir'in Anadolu köylerine meraklanması, romancılığımız açısından da, siyasetimiz açısından da ilginç bir deneyim olmuştur. Kemal Tahir'in etkilediği siyasetçiler arasında, İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Celâl Bayar, Mustafa Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Alparslan Türkeş, Behice Boran vardır. Kemal Tahir, siyasetin köy gerçeklerini anlamadan yenileşemeyeceğini yazmış bir yazardı.
Kemal Tahir, Asya Tarihi ile ilgili de tezler yazmış ya da bu alanda yapılan tartışmalara katkılar yapmış bir yazardı.
Kemal Tahir, Fransız, Rus, Türk Tarihleri alanında uzmanlaşmış bir romancı idi.
SİNAN ÖNER
Sinan Öner's Biographical Notes
Sinan Öner's biographical notes about some players, writers, poets, directors, historians, politicians, musicians, professors, businessmen, worker leaders, artists.
jueves, 4 de febrero de 2010
lunes, 1 de febrero de 2010
Mustafa Suphi
Mustafa Suphi, Osmanlı Sosyalizmi'nin, Türkçü Hareket'in liderlerinden biri idi, 1. Dünya Savaşı sırasında, Sovyet Devrimi'ne yardımcı olmak amacı ile Rusya'ya gitmiş, Moskova'da, Sovyetler Birliği'nin ilk Cumhurbaşkanı Vladimir Lenin ile mesâi yapmış, Türkiye Komünist Fırkası'nı, 10 Eylül 1920'de ilân etmiş, Türk Kızılordusu'nu kurmuş, Komünist Enternasyonal'de yöneticilik yapmış, Komintern'in Azerbaycan'ın başkenti Bakû'de yaptığı 1. Doğu Halkları Kurultayı'nda yer almış, Türkiye'deki Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'ne, Mustafa Kemal Paşa'ya yardımcı olmak amacı ile Anadolu'da teşkilâtlanmış, Ocak 1921'de Anadolu'ya geçmiş, Erzurum'da Kâzım Karabekir Paşa tarafından törenlerle karşılanmış, Trabzon'da, Türkiye Komünist Fırkası Yöneticileri ile kaybolmuş idi.
Mustafa Suphi, bir iktisâtçı idi, Osmanlı Devleti'nin yaşadığı iktisâdî krizleri incelemiş, çözüm yolları, iktisâdî siyaset seçenekleri aramış, bu yönde bilim adamı olarak ödevlerini yapmış, makaleler yayınlamıştı.
Mustafa Suphi, Türkçülüğün kurucu liderlerinden biriydi, Türkçü Sosyalizm, ya da Türkçü Marxizm, Mustafa Suphi'nin kişiliğinde çeşitli anlamlar kazanmış, İttihât ve Terâkki Hükümeti sırasında yapılan iktisât reformlarında, Mustafa Suphi de liderlik yapmıştı.
Mustafa Suphi, bir süre Sinop'ta cezaevinde kalmış, Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde, Rusya'ya gitmiş, Rusya'da, binlerce belge üretmiş, Sovyetler'in saygın liderlerinden biri olmuştur. Vladimir Lenin'in çok güvendiği Türk Marxistleri'nden biri idi, Mustafa Suphi. Mustafa Suphi, Azerî Lider Neriman Nerimanov, Sultan Galiyef, Enver Paşa, Mustafa Kemal Paşa, Ethem Nejat, Doktor Şefik Hüsnü, Profesör Sadrettin Celâl Antel gibi saygın Marxist liderler ile uzun süreler mesâi yaptı, işbirliği yaptı, çeşitli teşkilâtlarda yöneticilik yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında, Mustafa Suphi'nin katkıları da hatırlanır, hatırlanmalıdır.
SİNAN ÖNER
Mustafa Suphi, bir iktisâtçı idi, Osmanlı Devleti'nin yaşadığı iktisâdî krizleri incelemiş, çözüm yolları, iktisâdî siyaset seçenekleri aramış, bu yönde bilim adamı olarak ödevlerini yapmış, makaleler yayınlamıştı.
Mustafa Suphi, Türkçülüğün kurucu liderlerinden biriydi, Türkçü Sosyalizm, ya da Türkçü Marxizm, Mustafa Suphi'nin kişiliğinde çeşitli anlamlar kazanmış, İttihât ve Terâkki Hükümeti sırasında yapılan iktisât reformlarında, Mustafa Suphi de liderlik yapmıştı.
Mustafa Suphi, bir süre Sinop'ta cezaevinde kalmış, Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde, Rusya'ya gitmiş, Rusya'da, binlerce belge üretmiş, Sovyetler'in saygın liderlerinden biri olmuştur. Vladimir Lenin'in çok güvendiği Türk Marxistleri'nden biri idi, Mustafa Suphi. Mustafa Suphi, Azerî Lider Neriman Nerimanov, Sultan Galiyef, Enver Paşa, Mustafa Kemal Paşa, Ethem Nejat, Doktor Şefik Hüsnü, Profesör Sadrettin Celâl Antel gibi saygın Marxist liderler ile uzun süreler mesâi yaptı, işbirliği yaptı, çeşitli teşkilâtlarda yöneticilik yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında, Mustafa Suphi'nin katkıları da hatırlanır, hatırlanmalıdır.
SİNAN ÖNER
jueves, 28 de enero de 2010
Can Yücel
Şair, Çevirmen, Oyun Yazarı, Politikacı, Gazeteci Can Yücel, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Millî Eğitim Bakanları'ndan Hasan Âli Yücel'in oğlu idi.
Can Yücel, gençliğinde, Fransızca, İngilizce gibi dilleri öğrendi.
Can Yücel, daha gençken, çeviriler yapmaya başlamıştı. Can Yücel'in, Shakespeare'dan, Auden'dan, Brecht'ten, Eluard'dan çevirileri vardır.
Can Yücel, uzun bir süre, İngiltere'de, BBC Türkçe Servisi'nde yöneticilik, program yapımcılığı, çevirmenlik yapmıştı. Can Yücel, İngiltere yıllarında, Eski Başbakan Mustafa Bülent Ecevit ile de aynı pansiyon'da kalmıştı, Can Yücel'in gençlik dostlarından biriydi, Mustafa Bülent Ecevit.
Can Yücel, Türkiye'de 27 Mayıs 1960 İhtilâli'nin ardından siyaset'e girdi, Türkiye İşçi Partisi yöneticileri arasında Can Yücel de vardır.
Doçent Mehmet Ali Aybar'ın Genel Başkan olduğu Türkiye İşçi Partisi yöneticileri arasında, Doktor Nihat Sargın, Çevirmen Adnan Cemgil, Doçent Behice Boran, Profesör Sadun Aren, Yahya Kanbolat, Minnetullah Haydaroğlu, Musa Anter, Kemal Türkler, Kemal Sülker, Kemal Nebioğlu, Neclâ Fertan, Yusuf Ziya Bahadınlı, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Remzi İnanç, Tarık Ziya Ekinci, Çetin Altan, Yaşar Kemal Göğceli, Güner Eliçin, Osman Yaman gibi değerli siaysetçiler vardı. Can Yücel de, Türkiye İşçi Partisi'nin 15 Milletvekili ile Parlamenter Demokrasi'ye katkı yaptığı yıllarda, Türkiye İşçi Partisi'nin yöneticilerinden biriydi.
Can Yücel, 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından bir süre yargılanıp cezaevinde kaldı, bu yıllarda şiirler yazdı, çeviriler yaptı.
Can Yücel, Türk Şiiri'ni yenilemiş, tazelemiş, güçlendirmiş Şair'lerden biridir. Can Yücel'in binlerce şiiri kitaplaştırıldı.
Can Yücel, şiirlerinde, Türkçe'nin, öteki dillerin getirdiği şiirsel güçleri uygulamış, Türk Şiiri'ne büyük katkılar yapmış bir Şair'dir.
Can Yücel, oyunlar da yazmıştı, oyunlarI farklı şehirlerdeki tiyatrolarda sahnelendi.
Can Yücel'in denemeleri de, siyaset'e, tarihçiliğe, şiir'e yönelik denemelerdi.
Can Yücel, 1999'da Muğla'nın Datça İlçesi'nde vefât etti.
SİNAN ÖNER
Can Yücel, gençliğinde, Fransızca, İngilizce gibi dilleri öğrendi.
Can Yücel, daha gençken, çeviriler yapmaya başlamıştı. Can Yücel'in, Shakespeare'dan, Auden'dan, Brecht'ten, Eluard'dan çevirileri vardır.
Can Yücel, uzun bir süre, İngiltere'de, BBC Türkçe Servisi'nde yöneticilik, program yapımcılığı, çevirmenlik yapmıştı. Can Yücel, İngiltere yıllarında, Eski Başbakan Mustafa Bülent Ecevit ile de aynı pansiyon'da kalmıştı, Can Yücel'in gençlik dostlarından biriydi, Mustafa Bülent Ecevit.
Can Yücel, Türkiye'de 27 Mayıs 1960 İhtilâli'nin ardından siyaset'e girdi, Türkiye İşçi Partisi yöneticileri arasında Can Yücel de vardır.
Doçent Mehmet Ali Aybar'ın Genel Başkan olduğu Türkiye İşçi Partisi yöneticileri arasında, Doktor Nihat Sargın, Çevirmen Adnan Cemgil, Doçent Behice Boran, Profesör Sadun Aren, Yahya Kanbolat, Minnetullah Haydaroğlu, Musa Anter, Kemal Türkler, Kemal Sülker, Kemal Nebioğlu, Neclâ Fertan, Yusuf Ziya Bahadınlı, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Remzi İnanç, Tarık Ziya Ekinci, Çetin Altan, Yaşar Kemal Göğceli, Güner Eliçin, Osman Yaman gibi değerli siaysetçiler vardı. Can Yücel de, Türkiye İşçi Partisi'nin 15 Milletvekili ile Parlamenter Demokrasi'ye katkı yaptığı yıllarda, Türkiye İşçi Partisi'nin yöneticilerinden biriydi.
Can Yücel, 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından bir süre yargılanıp cezaevinde kaldı, bu yıllarda şiirler yazdı, çeviriler yaptı.
Can Yücel, Türk Şiiri'ni yenilemiş, tazelemiş, güçlendirmiş Şair'lerden biridir. Can Yücel'in binlerce şiiri kitaplaştırıldı.
Can Yücel, şiirlerinde, Türkçe'nin, öteki dillerin getirdiği şiirsel güçleri uygulamış, Türk Şiiri'ne büyük katkılar yapmış bir Şair'dir.
Can Yücel, oyunlar da yazmıştı, oyunlarI farklı şehirlerdeki tiyatrolarda sahnelendi.
Can Yücel'in denemeleri de, siyaset'e, tarihçiliğe, şiir'e yönelik denemelerdi.
Can Yücel, 1999'da Muğla'nın Datça İlçesi'nde vefât etti.
SİNAN ÖNER
martes, 26 de enero de 2010
Profesör Erdal İnönü
Profesör Erdal İnönü, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu İsmet İnönü'nün evlâdı idi, İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'yi yönetmiş bir devlet adamı, komutan, diplomat, siyasetçi idi.
Profesör Erdal İnönü, fizik alanında eğitim gördü, Amerika'da akademik kariyerini yaptı, bir fizik Profesörü olarak Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin ilk yıllarında öğretim üyeliği, sonra da, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü yaptı. Profesör Erdal İnönü, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nda Kurucu Müdürlük de yapmıştı.
Profesör Erdal İnönü, Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, Fizik Bölümü Başkanlığı da yapmış, akademik mesâinin çeşitli aşamalarında, Türkiye'nin saygın, lider bir Profesörü olmuştur. Profesör Erdal İnönü, uluslararası ödüller kazanmış bir Fizikçi idi.
Profesör Erdal İnönü, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ardından, 1983'de, siyaset'e girdi, siyasî alanda, sosyal demokrat, Kemalist, sosyalist, liberal demokrat çevreleri teşkilâtlandırdı, Sosyal Demokrasi Partisi Genel Başkanlığı, Sosyal Demokrat Halkçı Parti Genel Başkanlığı yaptı. Profesör Erdal İnönü, 1983'de başladığı siyaset'ten, 1993'de uzaklaştı. Profesör Erdal İnönü, 1991'de DYP ile SHP'nin anlaşmaları ile ilân ettikleri Koâlisyon'da, Başbakan Yardımcılığı yapmıştı, Başbakan Süleyman Demirel'in yardımcısı idi, Profesör Erdal İnönü.
Profesör Erdal İnönü, 1993'den ölümüne kadar, kitaplar yazdı, bilim alanında sohbetler yaptı, dünya'nın farklı ülkelerine geziler yaptı, ödüller kazandı. Profesör Erdal İnönü, kan kanseri hastalığını bir süre yendi ama, 2007'de, ABD'de, Houston şehrinde, tedâvi gördüğü hastahane'de vefât etti.
Profesör Erdal İnönü'nün ağabeyi Ömer İnönü de saygın bir devlet adamı, bir iş adamı idi, Ömer İnönü, daha önce vefât etmişti. Profesör Erdal İnönü'nün kız kardeşi Özden Toker yaşıyor, Profesör Erdal İnönü'nün eşi Sevinç İnönü de, bir süre siyaset yapmıştı, şimdi, Profesör Erdal İnönü'nün hatıralarını koruyor, bu yönde faâliyetler yapmakta.
Profesör Erdal İnönü, sosyal demokrasi'nin dünya'daki saygın liderlerinden biriydi, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı yapmıştı.
Profesör Erdal İnönü, 1986 ile 1993 arasında Milletvekili olarak da Parlamenter Demokrasi'ye katkılar yapmıştı.
SİNAN ÖNER
Profesör Erdal İnönü, fizik alanında eğitim gördü, Amerika'da akademik kariyerini yaptı, bir fizik Profesörü olarak Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin ilk yıllarında öğretim üyeliği, sonra da, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü yaptı. Profesör Erdal İnönü, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nda Kurucu Müdürlük de yapmıştı.
Profesör Erdal İnönü, Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, Fizik Bölümü Başkanlığı da yapmış, akademik mesâinin çeşitli aşamalarında, Türkiye'nin saygın, lider bir Profesörü olmuştur. Profesör Erdal İnönü, uluslararası ödüller kazanmış bir Fizikçi idi.
Profesör Erdal İnönü, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ardından, 1983'de, siyaset'e girdi, siyasî alanda, sosyal demokrat, Kemalist, sosyalist, liberal demokrat çevreleri teşkilâtlandırdı, Sosyal Demokrasi Partisi Genel Başkanlığı, Sosyal Demokrat Halkçı Parti Genel Başkanlığı yaptı. Profesör Erdal İnönü, 1983'de başladığı siyaset'ten, 1993'de uzaklaştı. Profesör Erdal İnönü, 1991'de DYP ile SHP'nin anlaşmaları ile ilân ettikleri Koâlisyon'da, Başbakan Yardımcılığı yapmıştı, Başbakan Süleyman Demirel'in yardımcısı idi, Profesör Erdal İnönü.
Profesör Erdal İnönü, 1993'den ölümüne kadar, kitaplar yazdı, bilim alanında sohbetler yaptı, dünya'nın farklı ülkelerine geziler yaptı, ödüller kazandı. Profesör Erdal İnönü, kan kanseri hastalığını bir süre yendi ama, 2007'de, ABD'de, Houston şehrinde, tedâvi gördüğü hastahane'de vefât etti.
Profesör Erdal İnönü'nün ağabeyi Ömer İnönü de saygın bir devlet adamı, bir iş adamı idi, Ömer İnönü, daha önce vefât etmişti. Profesör Erdal İnönü'nün kız kardeşi Özden Toker yaşıyor, Profesör Erdal İnönü'nün eşi Sevinç İnönü de, bir süre siyaset yapmıştı, şimdi, Profesör Erdal İnönü'nün hatıralarını koruyor, bu yönde faâliyetler yapmakta.
Profesör Erdal İnönü, sosyal demokrasi'nin dünya'daki saygın liderlerinden biriydi, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı yapmıştı.
Profesör Erdal İnönü, 1986 ile 1993 arasında Milletvekili olarak da Parlamenter Demokrasi'ye katkılar yapmıştı.
SİNAN ÖNER
viernes, 22 de enero de 2010
Profesör Sadun Aren
Profesör Sadun Aren, 1923'de Erzurum'da doğmuş, Erzurum'da ilk öğretim sürecini yaşadıktan sonra, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde, daha sonra da Amerika Birleşik Devletleri'nde iktisât eğitimi almıştı.
Profesör Sadun Aren, 1962'de ilân edilen Türkiye İşçi Partisi'nde siyaset'e başladı, 1965 Seçimleri'nde, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili seçildi, bir süre parlamenter olarak yasama faâliyetlerinde yer aldı.
Profesör Sadun Aren, 12 Mart 1971 Muhtırası ile soruşturulmuş, TİP Davası'nda yargılanmış, cezaevinde kalmıştı. daha sonra, 1973'de CHP Hükümeti'nin ilân edilmesi ile, 1974'de yayınlanan Genel Af Yasası ile serbest kalmış, üniversite'de öğretim üyeliğini sürdürmüş, sonra da, DİSK Araştırma Dairesi Başkanlığı yapmıştı.
Profesör Sadun Aren, ekonomi alanında kitaplar yazdı, yayınladı. Profesör Sadun Aren'in ekonomi, siyaset alanlarında binlerce makalesi vardır. Profesör Sadun Aren, öğrencilerini dünya'daki yeni bilgilerle yetiştirmeyi ilke edinmiş, Marxizm öncesi iktisât filozoflarını incelediği gibi, Marxizm'in yayılmasının ardından yetişmiş iktisât filozoflarını da, derslerinde, konferanslarında anlatmıştı.
Profesör Sadun Aren, 1987'lerde, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'nin yasallaşmasını desteklerken, Sosyalist Birlik Partisi'nin Genel Başkanı seçilmiş, bir süre daha siyaset alanında faâliyetler yapmıştı.
Profesör Sadun Aren, 1950'den 2005'e, Türkiye'de, akademik katkıları ile de, siyasî liderliği ile de, saygın kişiliğinin getirdiği özellikler ile de, Atatürk'ün önerdiği ilkelere bağlı, Marxizm'in dünya'daki yeniliklerine hassas bir tarih yaşamıştı.
Profesör Sadun Aren'in, siyaset ile ekonomi arasındaki ilişkileri bilim metodları ile çözümlemesi, dünya'da da saygı uyandırmış, bu alanda dünya literatürü'nde yer almış idi. Profesör Sadun Aren, Sovyet Sosyalizmi'ni incelemiş, Sovyet Sosyalizmi'nin siyaset ile ekonomi arasındaki ilişkileri nasıl uyguladığını tartışmıştı. Profesör Sadun Aren, demokrasi'nin sosyalizm'e yönelmiş bir süreç olduğu tezini önermiş, bu anlamda, Vladimir Lenin'in, Atatürk'ün yaptıklarını, yazdıklarını öğrencileri ile tartışmış idi. Profesör Sadun Aren, demokrasi'nin, sosyal, siyasî, ekonomik, kültürel açılardan gerçekleşmesini önerdiği bir sistem olduğunu, ama, dinamik bir süreç olduğunu yazmıştı.
Profesör Sadun Aren'in, TİP'de, SBF'de, DİSK'de, SBP'de yaşadığı deneyimleri öğrenmekte, anlamakta, anmakta büyük yararlar vardır.
SİNAN ÖNER
Profesör Sadun Aren, 1962'de ilân edilen Türkiye İşçi Partisi'nde siyaset'e başladı, 1965 Seçimleri'nde, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili seçildi, bir süre parlamenter olarak yasama faâliyetlerinde yer aldı.
Profesör Sadun Aren, 12 Mart 1971 Muhtırası ile soruşturulmuş, TİP Davası'nda yargılanmış, cezaevinde kalmıştı. daha sonra, 1973'de CHP Hükümeti'nin ilân edilmesi ile, 1974'de yayınlanan Genel Af Yasası ile serbest kalmış, üniversite'de öğretim üyeliğini sürdürmüş, sonra da, DİSK Araştırma Dairesi Başkanlığı yapmıştı.
Profesör Sadun Aren, ekonomi alanında kitaplar yazdı, yayınladı. Profesör Sadun Aren'in ekonomi, siyaset alanlarında binlerce makalesi vardır. Profesör Sadun Aren, öğrencilerini dünya'daki yeni bilgilerle yetiştirmeyi ilke edinmiş, Marxizm öncesi iktisât filozoflarını incelediği gibi, Marxizm'in yayılmasının ardından yetişmiş iktisât filozoflarını da, derslerinde, konferanslarında anlatmıştı.
Profesör Sadun Aren, 1987'lerde, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'nin yasallaşmasını desteklerken, Sosyalist Birlik Partisi'nin Genel Başkanı seçilmiş, bir süre daha siyaset alanında faâliyetler yapmıştı.
Profesör Sadun Aren, 1950'den 2005'e, Türkiye'de, akademik katkıları ile de, siyasî liderliği ile de, saygın kişiliğinin getirdiği özellikler ile de, Atatürk'ün önerdiği ilkelere bağlı, Marxizm'in dünya'daki yeniliklerine hassas bir tarih yaşamıştı.
Profesör Sadun Aren'in, siyaset ile ekonomi arasındaki ilişkileri bilim metodları ile çözümlemesi, dünya'da da saygı uyandırmış, bu alanda dünya literatürü'nde yer almış idi. Profesör Sadun Aren, Sovyet Sosyalizmi'ni incelemiş, Sovyet Sosyalizmi'nin siyaset ile ekonomi arasındaki ilişkileri nasıl uyguladığını tartışmıştı. Profesör Sadun Aren, demokrasi'nin sosyalizm'e yönelmiş bir süreç olduğu tezini önermiş, bu anlamda, Vladimir Lenin'in, Atatürk'ün yaptıklarını, yazdıklarını öğrencileri ile tartışmış idi. Profesör Sadun Aren, demokrasi'nin, sosyal, siyasî, ekonomik, kültürel açılardan gerçekleşmesini önerdiği bir sistem olduğunu, ama, dinamik bir süreç olduğunu yazmıştı.
Profesör Sadun Aren'in, TİP'de, SBF'de, DİSK'de, SBP'de yaşadığı deneyimleri öğrenmekte, anlamakta, anmakta büyük yararlar vardır.
SİNAN ÖNER
martes, 29 de diciembre de 2009
Orhan Kemal
Orhan Kemal, 1914'de Beyrut'ta doğdu, 1970'de Sofya'da vefât etti.
Orhan Kemal'in gerçek adı, Raşit Öğütçü idi. ama,yazarlığı sırasında Orhan Kemal adı'nı seçti, Türk Romanı'nda, Türk Öykücülüğü'nde Orhan Kemal Akımı'nın kurucusu oldu.
Orhan Kemal'in çocukluğu Adana'da, gençliği İstanbul'da geçmiş, 1940'larda üç buçuk yıl Bursa Cezaevi'nde, Şâir Nâzım Hikmet Ran ile aynı koğuşta kalmıştı, yayınladığı öyküleri nedeni ile mahkûm edilmiş idi. Orhan Kemal, Nâzım Hikmet Ran'ın öğrencisi idi, Fransızca, Tarih, Siyasî Bilimler alanlarında, Nâzım Hikmet Ran'dan dersler almıştı. Nâzım Hikmet Ran, Orhan Kemal'i öykücülüğe, roman yazmaya teşvik etmiş, bu yönde Orhan Kemal'i yetiştirmiş idi.
Orhan Kemal'in Babası Abdülkadir Kemâlî de, büyük bir yazar, büyük bir siyaset adamı idi, Atatürk'ün çevresinde Cumhuriyet Devrimleri'ni desteklemiş, daha sonra Celâl Bayar Muhâlefeti'ne yaptığı katkılar ile Demokrat Parti Akımı'nın liderlerinden biri olmuştur. Abdülkadir Kemâlî, aynı zamanda bir Milletvekili idi, Adana Basını'nın kurucularından biri idi, Orhan Kemal'i de destekleyip yetiştirdi.
Orhan Kemal, öyküleri, romanları ile tarihe geçmiş, Türkiye'nin en çok okunan yazarlarından biri olmuş, oyunları sahnelenmiş, senaryoları filmleştirilmiş, yazdığı kitaplar, farklı dillere çevrilmiş, farklı ülkeler yayınlanmıştır.
Orhan Kemal Vakfı, Orhan Kemal'in eserlerini yeniden yayınlıyor.
Orhan Kemal, Anton Çehov, Maksim Gorky, Guy de Maupassant, Honore De Balzac, Jack London, Karl Marx, Lev Tolstoy gibi yazarlardan etkilenmiş, ama, bir Orhan Kemal Akımı yaratmayı da başarmıştır.
Orhan Kemal'in eserleri arasında, "Bereketli Topraklar Üzerinde", "Avare Yıllar", "Baba Evi", "Eskici ve Oğulları", "Murtaza", "Sokaklardan Bir Kız", "Bir Filiz Vardı", "Üç Kâğıtçı", "Kanlı Topraklar", "Vukuat Var!", "Çamaşırcının Kızı", "Hanımın Çiftliği", "Gurbet Kuşları", "Önce Ekmek", "Grev" vardır.
Orhan Kemal, oyunlar da yazmıştı, "İspinozlar", "72. Koğuş", "Yalova Kaymakamı", oyunları arasında yer alır.
Orhan Kemal, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya yaptığı gezi sırasında, 1970'de vefât etti.
Orhan Kemal'in Fikret Otyam'a yazdığı mektuplar da, Fikret Otyam tarafından yayınlanmıştı. Asım Bezirci, Orhan Kemal'in biyografisini yazıp yayınladı. Orhan Kemal'in Nâzım Hikmet Ran'ı anlatan "Nâzım Hikmet'le Üç Buçuk Yıl" kitabı da yayınlandı. Kemal Sülker'in "Edebiyatımızda Nâzım Hikmet-Orhan Kemal Dostluğu" kitabı da, bir kaynak kitaptır. Orhan Kemal'i anlatan bazı notlar da, Muzaffer Buyrukçu'nun eserlerinde yer alır.
Orhan Kemal, Türk Romanı'nın, Türk Öyküsü'nün büyük bir ustası idi.
SİNAN ÖNER
Orhan Kemal'in gerçek adı, Raşit Öğütçü idi. ama,yazarlığı sırasında Orhan Kemal adı'nı seçti, Türk Romanı'nda, Türk Öykücülüğü'nde Orhan Kemal Akımı'nın kurucusu oldu.
Orhan Kemal'in çocukluğu Adana'da, gençliği İstanbul'da geçmiş, 1940'larda üç buçuk yıl Bursa Cezaevi'nde, Şâir Nâzım Hikmet Ran ile aynı koğuşta kalmıştı, yayınladığı öyküleri nedeni ile mahkûm edilmiş idi. Orhan Kemal, Nâzım Hikmet Ran'ın öğrencisi idi, Fransızca, Tarih, Siyasî Bilimler alanlarında, Nâzım Hikmet Ran'dan dersler almıştı. Nâzım Hikmet Ran, Orhan Kemal'i öykücülüğe, roman yazmaya teşvik etmiş, bu yönde Orhan Kemal'i yetiştirmiş idi.
Orhan Kemal'in Babası Abdülkadir Kemâlî de, büyük bir yazar, büyük bir siyaset adamı idi, Atatürk'ün çevresinde Cumhuriyet Devrimleri'ni desteklemiş, daha sonra Celâl Bayar Muhâlefeti'ne yaptığı katkılar ile Demokrat Parti Akımı'nın liderlerinden biri olmuştur. Abdülkadir Kemâlî, aynı zamanda bir Milletvekili idi, Adana Basını'nın kurucularından biri idi, Orhan Kemal'i de destekleyip yetiştirdi.
Orhan Kemal, öyküleri, romanları ile tarihe geçmiş, Türkiye'nin en çok okunan yazarlarından biri olmuş, oyunları sahnelenmiş, senaryoları filmleştirilmiş, yazdığı kitaplar, farklı dillere çevrilmiş, farklı ülkeler yayınlanmıştır.
Orhan Kemal Vakfı, Orhan Kemal'in eserlerini yeniden yayınlıyor.
Orhan Kemal, Anton Çehov, Maksim Gorky, Guy de Maupassant, Honore De Balzac, Jack London, Karl Marx, Lev Tolstoy gibi yazarlardan etkilenmiş, ama, bir Orhan Kemal Akımı yaratmayı da başarmıştır.
Orhan Kemal'in eserleri arasında, "Bereketli Topraklar Üzerinde", "Avare Yıllar", "Baba Evi", "Eskici ve Oğulları", "Murtaza", "Sokaklardan Bir Kız", "Bir Filiz Vardı", "Üç Kâğıtçı", "Kanlı Topraklar", "Vukuat Var!", "Çamaşırcının Kızı", "Hanımın Çiftliği", "Gurbet Kuşları", "Önce Ekmek", "Grev" vardır.
Orhan Kemal, oyunlar da yazmıştı, "İspinozlar", "72. Koğuş", "Yalova Kaymakamı", oyunları arasında yer alır.
Orhan Kemal, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya yaptığı gezi sırasında, 1970'de vefât etti.
Orhan Kemal'in Fikret Otyam'a yazdığı mektuplar da, Fikret Otyam tarafından yayınlanmıştı. Asım Bezirci, Orhan Kemal'in biyografisini yazıp yayınladı. Orhan Kemal'in Nâzım Hikmet Ran'ı anlatan "Nâzım Hikmet'le Üç Buçuk Yıl" kitabı da yayınlandı. Kemal Sülker'in "Edebiyatımızda Nâzım Hikmet-Orhan Kemal Dostluğu" kitabı da, bir kaynak kitaptır. Orhan Kemal'i anlatan bazı notlar da, Muzaffer Buyrukçu'nun eserlerinde yer alır.
Orhan Kemal, Türk Romanı'nın, Türk Öyküsü'nün büyük bir ustası idi.
SİNAN ÖNER
lunes, 21 de diciembre de 2009
Mustafa Bülent Ecevit
Mustafa Bülent Ecevit, 1925'de doğdu, 2006'da vefât etti. Mustafa Bülent Ecevit'in babası Profesör Fahri Ecevit idi, annesi Ressam Nazlı Ecevit idi. Mustafa Bülent Ecevit, Robert Kolej'de, daha sonra İngiltere'de eğitim aldı.
Mustafa Bülent Ecevit, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı sırasında, İsmet İnönü'nün desteğini kazanmış, bir süre sonra da, Ulus Gazetesi'nde yazarlığa başlamıştı. Demokrat Parti'nin 1950'de hükümet olması ile, Bülent Ecevit, CHP'lilerin yayınladığı Ulus Gazetesi'nin en çok okunan yazarlarından biri olmuş, CHP Muhâlefeti'nin liderlerinden biri olmuştur. 1957'de, Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün önerisi ile CHP Milletvekili seçildi.
Bülent Ecevit, 1960'da 27 Mayıs İhtilâli'nin getirdiği yeni siyasî koşullarda, CHP'nin hükümet olması ile, Başbakan İsmet İnönü'nün önerisi ile Çalışma Bakanı olmuş, 1961 Anayasası'nın uygulanması yönünde siyaset yapmış, yeni bir Çalışma Yasası hazırlamış, işçilere toplu sözleşme, grev hakları, işverenlere de lokavt hakları getirmiş, bir süre sonra da, CHP'nin Genel Sekreterliği'ne seçilmiş, İsmet İnönü ile, AP'nin 1965'de hükümet olması ile, CHP Muhâlefeti'nin liderliğini yapmıştır. Bülent Ecevit, 12 Mart 1971'deki Muhtıra ile, siyaset'i bir süre bırakmış, CHP Genel Sekreterliği'nden istifâ etmiş, ama, CHP'nin 1972 Kurultayı'nda, İsmet İnönü'nün muhâlifi olarak aday olmuş, CHP Genel Başkanı seçilmiş, 1973 Seçimleri'nde büyük halk desteği kazanıp Başbakan olmuş, CHP Hükümeti'ni kurmuş, 1974'de, Kıbrıs'a Askerî Harekât yapmış, Genel Af Yasası hazırlamış, 12 Mart 1971 Muhtırası'nın getirdiği sosyal zararları onarmış, 1980 12 Eylül Darbesi'ne kadar, CHP liderliği yapmıştır.
Bülent Ecevit, Hint Dili uzmanı idi, İngilizce ustası idi, çevirmen idi. 1980'de, siyaset'ten uzaklaştırılınca, Bülent Ecevit, okuma, yazma faâliyetlerine yönelmiş, Arayış Dergisi'ni yayınlamıştı.
Bülent Ecevit, 1985'de, Demokratik Sol Parti'nin kurulmasına liderlik yapmış, ama, yasakları ancak 1987'de referandum ile kaldırılmış, eşi Rahşan Ecevit'in yerine DSP Genel Başkanı olmuş, 1997'de DSP Hükümeti kurulmuş, Bülent Ecevit, 5 yıl kadar Başbakan olarak, Türkiye'yi yöneten liderlerden biri olmuştur. ama, Bülent Ecevit, 1987 ile 1997 arasında, sabırlı, dirençli, kararlı bir muhâlefet lideri olarak Türk Siyaseti'ne katkılar yapmıştır.
Bülent Ecevit, Dünya Siyaseti'nin de liderlerinden biriydi.
Bülent Ecevit, CHP Liderliği sırasında, CHP'yi Sosyalist Enternasyonal'e üye yapmış, İskandinav Sosyalizmi akımını desteklemiş, Olof Palme, Bruno Kreisky, Helmut Schmidt gibi liderlerin dostluğunu kazanmış, Sovyetler Birliği'nin Bağımsız Devletler Topluluğu'na dönüşme sürecinde Rusya'ya, Türkî Devletler'e yardımcı olmuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile dostluğunu sürdürmüştür. Bülent Ecevit, İslâm ülkeleri ile de dost olmuş, Filistin Lideri Yaser Arafat'a destek olmuş, İsrail Lideri Yitzak Rabin ile de iyi ilişkilerini sürdürmüş, Irak Lideri Saddam Hüseyin'e, Ürdün Lideri Kral Hüseyin'e, Mısır Lideri Hüsnü Mübarek'e, daha önce de Cezayirli liderlere iyi niyetli dostluk hisleri ile yardımcı olmuştur.
Bülent Ecevit, Birleşmiş Milletler'in de çok saygın liderlerinden biri idi. Bülent Ecevit, kurduğu hükümetlerde, Dışişleri Bakanları'nı seçerken çok hassas, seçici olmuş, Profesör Hasan Esat Işık, Profesör Turan Güneş, İsmail Cem gibi çok iyi Dışişleri Bakanları ile, Birleşmiş Milletler'e de büyük katkılar yapmıştır.
Mustafa Bülent Ecevit, CHP Tarihi'nde, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün ardından 3. CHP Genel Başkanı olarak yerini aldı.
SİNAN ÖNER
Mustafa Bülent Ecevit, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı sırasında, İsmet İnönü'nün desteğini kazanmış, bir süre sonra da, Ulus Gazetesi'nde yazarlığa başlamıştı. Demokrat Parti'nin 1950'de hükümet olması ile, Bülent Ecevit, CHP'lilerin yayınladığı Ulus Gazetesi'nin en çok okunan yazarlarından biri olmuş, CHP Muhâlefeti'nin liderlerinden biri olmuştur. 1957'de, Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün önerisi ile CHP Milletvekili seçildi.
Bülent Ecevit, 1960'da 27 Mayıs İhtilâli'nin getirdiği yeni siyasî koşullarda, CHP'nin hükümet olması ile, Başbakan İsmet İnönü'nün önerisi ile Çalışma Bakanı olmuş, 1961 Anayasası'nın uygulanması yönünde siyaset yapmış, yeni bir Çalışma Yasası hazırlamış, işçilere toplu sözleşme, grev hakları, işverenlere de lokavt hakları getirmiş, bir süre sonra da, CHP'nin Genel Sekreterliği'ne seçilmiş, İsmet İnönü ile, AP'nin 1965'de hükümet olması ile, CHP Muhâlefeti'nin liderliğini yapmıştır. Bülent Ecevit, 12 Mart 1971'deki Muhtıra ile, siyaset'i bir süre bırakmış, CHP Genel Sekreterliği'nden istifâ etmiş, ama, CHP'nin 1972 Kurultayı'nda, İsmet İnönü'nün muhâlifi olarak aday olmuş, CHP Genel Başkanı seçilmiş, 1973 Seçimleri'nde büyük halk desteği kazanıp Başbakan olmuş, CHP Hükümeti'ni kurmuş, 1974'de, Kıbrıs'a Askerî Harekât yapmış, Genel Af Yasası hazırlamış, 12 Mart 1971 Muhtırası'nın getirdiği sosyal zararları onarmış, 1980 12 Eylül Darbesi'ne kadar, CHP liderliği yapmıştır.
Bülent Ecevit, Hint Dili uzmanı idi, İngilizce ustası idi, çevirmen idi. 1980'de, siyaset'ten uzaklaştırılınca, Bülent Ecevit, okuma, yazma faâliyetlerine yönelmiş, Arayış Dergisi'ni yayınlamıştı.
Bülent Ecevit, 1985'de, Demokratik Sol Parti'nin kurulmasına liderlik yapmış, ama, yasakları ancak 1987'de referandum ile kaldırılmış, eşi Rahşan Ecevit'in yerine DSP Genel Başkanı olmuş, 1997'de DSP Hükümeti kurulmuş, Bülent Ecevit, 5 yıl kadar Başbakan olarak, Türkiye'yi yöneten liderlerden biri olmuştur. ama, Bülent Ecevit, 1987 ile 1997 arasında, sabırlı, dirençli, kararlı bir muhâlefet lideri olarak Türk Siyaseti'ne katkılar yapmıştır.
Bülent Ecevit, Dünya Siyaseti'nin de liderlerinden biriydi.
Bülent Ecevit, CHP Liderliği sırasında, CHP'yi Sosyalist Enternasyonal'e üye yapmış, İskandinav Sosyalizmi akımını desteklemiş, Olof Palme, Bruno Kreisky, Helmut Schmidt gibi liderlerin dostluğunu kazanmış, Sovyetler Birliği'nin Bağımsız Devletler Topluluğu'na dönüşme sürecinde Rusya'ya, Türkî Devletler'e yardımcı olmuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile dostluğunu sürdürmüştür. Bülent Ecevit, İslâm ülkeleri ile de dost olmuş, Filistin Lideri Yaser Arafat'a destek olmuş, İsrail Lideri Yitzak Rabin ile de iyi ilişkilerini sürdürmüş, Irak Lideri Saddam Hüseyin'e, Ürdün Lideri Kral Hüseyin'e, Mısır Lideri Hüsnü Mübarek'e, daha önce de Cezayirli liderlere iyi niyetli dostluk hisleri ile yardımcı olmuştur.
Bülent Ecevit, Birleşmiş Milletler'in de çok saygın liderlerinden biri idi. Bülent Ecevit, kurduğu hükümetlerde, Dışişleri Bakanları'nı seçerken çok hassas, seçici olmuş, Profesör Hasan Esat Işık, Profesör Turan Güneş, İsmail Cem gibi çok iyi Dışişleri Bakanları ile, Birleşmiş Milletler'e de büyük katkılar yapmıştır.
Mustafa Bülent Ecevit, CHP Tarihi'nde, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün ardından 3. CHP Genel Başkanı olarak yerini aldı.
SİNAN ÖNER
Suscribirse a:
Entradas (Atom)